‘Erkekler savaş için hazırlanıyor…’

0dihaerkekler-savas-icin-hazirlaniyor-11239920 Haziran Dünya Mülteciler Günü’ne savaş nedeniyle komşu olduğu Suriye’nin yüz binlerce yurttaşına ev sahipliği yapan Türkiye, ulusal ve uluslararası sözleşmelere aykırı şekilde mülteci haklarını yok sayıyor.

 

ADANA – Dünya genelinde mültecilerin durumunu gündeme getirmek amacıyla ilki 2001 yılında kutlanan ve her yıl 20 Haziran’da düzenlenen çeşitli etkinlikler ile güncel tutulan Dünya Mülteciler Günü’nde Türkiye’nin mültecilere dönük politikaları her geçen yıl daha içler acısı hale geliyor. Özellikle sınır olduğu ülkelerde var olan iç savaş nedeniyle yoğun göç alan Türkiye’ye en son 2011 yılından bu yana Suriye’den yüz binlerce savaş mağduru göç etmiş durumda. AFAD’ın verilerine göre, sadece kamplara yerleştirilen Suriyeli sayısı 220 bin olarak belirtilirken, 300 binin üzerinde mültecinin de kamp dışında yaşadığı ifade ediliyor.

Henüz isimleri dahi resmi olarak belirlenemeyen Suriyeli savaş mağdurları için yaygın medya “sığınmacı” ya da “mülteci” sıfatları kullanırken, resmi makamlar tarafından ise bu isim “Türkiye’ye Toplu Sığınma Amacıyla Gelen Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşları ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nde İkamet Eden Vatansız Kişiler” diye belirtiyor. Ülkelerinde meydana gelen iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan ve ilgili kurumlar tarafından oluşturulan kamplara yerleştirilen Suriyeli savaş mağdurlarının kamp dışında yaşamını idame ettirdiği illerin başında ise Adana geliyor. Özellikle kentin varoş mahallelerine kendi imkanları ile yerleşen savaş mağdurları adeta kaderlerine terk edilmiş durumda. Resmi olarak mülteci sayılmadıkları için hiç bir sosyal güvenceye sahip olmayan savaş mağduru Suriyeliler barınma, sağlık ve eğitim gibi her hangi bir haktan da yararlandırılmıyor. Özellikle Kürt nüfusunun yoğunlukta yaşadığı bu mahallelerde yurttaşların desteği ile zaman zaman karınlarını doyuran savaş mağdurları, iş imkanın ise genel olarak kaçak yollar ile bulabildikleri tarım işlerinde düşük ücret karşılığı giderebiliyor. Yine başta kadın ve 7-12 yaş arası çocuklar olmak üzere birçok savaş mağduru Suriyeli, kentin birçok yerinde dilencilik yaparak geçimini sağlıyor. 

Savaş mağduru Şêxanî ailesinin trajedisi

Ne dilencilik ne de iş imkanına sahip ailelerin durumu ise daha da içler acısı bir hal almış durumda. Bu ailelerden biri Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi’nde yol üzerinde, moloz yığınları üzerine kurdukları çadırda yaşamını idame ettiriyor. Aslında çadır bile denilemeyecek bez parçaları ile üzeri örtülü ağlardan oluşan yerde, Suriye’nin Halep kenti nüfusuna kayıtlı Şêxanî ailesi oturuyor. Yaklaşık 2 ay önce Türkiye’ye giriş yapan ve bir ay Urfa’da kaldıktan sonra işsizlik nedeniyle Adana’ya gelerek yerleşen Şêxanî ailesinin biri 20 diğeri ise 22 yaşlarında iki erkek çocuğu savaş sırasında yaşamını yitirdi. Şu an 7 çocuğu bulunan Şêxanî ailesinde baba Kawa Şêxanî iki çocuğunu savaşta kaybettikten sonra akli dengesini yitirmiş durumda. Daima dizleri üzerine çömeli vaziyette duran Kawa’nın gözlerinin sürekli uzakları izliyor olması yürek burkuyor. 

‘Kamplarda kız çocukları ve genç kadınlar kaçırılıp Suriye’de satılıyor’

Arap kökenli olup akademik Kürtçeye sahip olan anne Fatma Şêxanî ile yaptığımız sohbette anlattığı her cümle ile yaşadıkları acıları bir kez daha anlaşılabiliyor. Birçok yakını ile birlikte 2 oğlunu savaşta yitiren anne Şêxanî’nin hayata dair umutsuzluğu ve geride bıraktığı acıları sohbet sırasında adeta gözlerinden sel olup akan gözyaşları ile bir nebze daha anlayabiliyoruz. Özellikle 2 oğlunu kaybettikten sonra akli dengesini yitiren eşi için kaygı duyduğunu ifade eden anne Şêxanî, ekonomik imkansızlıklar ve sosyal güvenceleri olmadığı için eşinin hastaneler tarafından kabul edilmediğine dikkat çekti. Hep sohbet edip hem de bulabildiği bir kaç sebze ile öğle yemeği hazırlamanın telaşında olan anne Şêxanî’ye kamp yerine, neden çaresizliği tercih ettiğini sorduğumuzda, “Ülkemizde özgürlüğümüz elimizden alındı. Şimdi de kamplarda özgürlüğümüz elimizden alınıyor. Urfa’da iken bizi kampa göndermek istediler. Fakat orada güzel olan kız çocukları genç kadınları kaçırılıp Suriye’ye götürülüyor. Orada da satılıyor. Biz orda iken 5-6 genç kız kaçırıldı. Erkekler savaş için eğitiliyor. Oradan korkuyoruz. Ki burada Halep’ten Şam’dan gelen çok sayıda aile var. Orada yaşanılmaz” yanıtını alıyoruz. 

‘Kamplarda kadınlar fuhuşa erkekler savaşa sürükleniyor’

Konuya ilişkin görüştüğümüz İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube yöneticisi Adnan Öğrü, Suriyeli mültecilere yönelik yaptıkları araştırmalarda savaş mağduru Suriyelilerin kamp yerine kamp dışında yaşamayı tercih ettiğinin ortaya çıktığına dikkat çekti. Savaş mağduru Suriyelilerin kamplarda daha çok mağdur edildiklerine işaret eden Öğrü, “Bize gelen duyumlar ve bizim bizzat yerinde yaptığımız gözlemlerde Adana’nın birçok mahallesine yayılmış durumdalar. Bu insanlar hem para hem yemek dileniyorlar. Kimisi de çöpten ekmek topluyor. Mülteciler buraya savaş mağduru olarak geliyorlar. Fakat ne kamplarda ne de kamp dışında hiç bir güvence sağlanıyor. Özellikle kamplarda kadınlar fuhuşa teşvik ediliyor. Erkekleri ise zorla savaşa sürüklüyorlar. Bu nedenle kampı güvenli görmedikleri için oraya gitmiyorlar. İHD olarak bir komisyon kurup çalışma başlatacağız. Bununla ilgili başvurular alacağız. Gerekirse yerine gidip, başvurulara alınacak. Alınan başvurulara gerekli yerlere bildirilecek. Sağlık, barınma ve beslenme haklarının verilmesi için gerekli ilgililerle görüşülecek. Özellikle kamplardan kaçırılıp fuhuşa sürüklenen kadınlar ile ilgili gerekirse meclis araştırma komisyonuna müracaat dahi edeceğiz” diye kaydetti.

METİN İNAN / HAMDULLAH KESEN – DİHA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir