Üçer’den dövülerek öldürüldüğü iddia edilen sığınmacı çocukla ilgili soru önergesi

0ozelhaberHDP Van milletvekili Özdal Üçer, Van Geri Gönderme Merkezinde 17 yaşındaki Afgan sığınmacı çocuğun dövülerek öldürüldüğü iddiasını soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) taşıdı. Üçer’in olayla ilgili verdiği soru önergesi şöyle:

16 Mayıs 2014 tarihinde Iğdır’ın Aralık İlçesinde, jandarmanın yaptığı insan kaçaklığı operasyonunda aralarında çocukların da bulunduğu 21 Afganistanlı mülteci yakalanmış ve sınır dışı edilmek üzere Iğdır Emniyeti Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir. Bu kişiler buradan da  Van Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’ne bağlı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilmiştir.

26 Mayıs 2014 tarihinde Lütfullah Tacik’in de içinde olduğu yedi çocuk, sınır dışı işlemleri bitinceye kadar muhafaza edilmeleri için Van Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk ve Gençlik Merkezi’ne (ÇOGEM) götürülmüştür. Bu tarihten bir gün sonra, polis “bulaşıcı hastalık taraması ve yaş tespiti” için çocukları tekrar Geri Gönderme Merkezi’ne getirmiştir.

İddialara göre; Aynı gün saat 09.00’da, yedi Afganistanlı çocuk kantinde otururken Yabancılar Şube Müdürlüğü Yasadışı Göç ve İnsan Ticareti Mücadele Büro Amirliği’nde görevli bir polis memuru Tacik’i yanına çağırarak; “Yaşını neden yanlış söylüyorsun” şeklinde bir ifade kullanmış ve çocuğu yumruk ve tokat darbeleriyle ağır şekilde dövmüştür.

Arkadaşlarının anlatımına göre; masaya döndükten sonra başını masaya koyan ve ağzından beyaz bir sıvı gelen Tacik, 31 Mayıs 2014 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

Lütfullah Tacik’in 1 Haziran 2014 tarihli otopsi raporunda; ‘‘saçlı deri altında 2 cm’yi bulan, yer yer kanamalı ve lezyonlu alanlar; beyin açıldıktan sonra ağır ödemli kanama ve beyin kanaması belirlendi’’ saptaması yer almıştır. Ayrıca Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Afganistan Başkonsolosluğu’na gönderdiği yazıda, Tacik’in “beyin kanaması geçirdiğini ve lösemi hastası olduğunu” belirtmiştir.

Savcılık, olay yerindeki kamera kayıtlarına el konulması için Van Edremit Polis Merkezi Amirliği’ni görevlendirmiş ancak yapılan incelemede; ‘‘(diğer bütün kameralar çalıştığı halde) sadece olay yerine bakan güvenlik kamerasının arızalı olduğu ve görüntü kaydetmediğinin tespit edildiği’’ iddia edilmiştir. Bunun yanında, olayın tanığı altı çocuğun sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğu, bu durumun gerçekleşmesi halinde eldeki tanıkların da yok edileceği ve olayın üstünün örtüleceği iddiaları ciddi kaygılara yol açmaktadır.

Bu bağlamda;

1-Olayın faili olduğu iddia edilen polis memurunun şu anki durumu nedir? Bu kişi açığa alınmış ve hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır? Varsa soruşturma ne durumdadır?

2-Olayın bir cinayet soruşturmasının konusu olduğu dikkate alındığında; fail olduğu iddia edilen kişinin ifadesi alınmış mıdır? Bu kişinin ifadesi ne şekildedir? Ayrıca (ölüm olayının gerçekleşmesi nedeniyle) bu kişi hakkında alınacak (açığa alınma-soruşturmaya tabi tutulma vb) idari tedbirler yeterli midir?

3-Savcılık tarafından başlatılan soruşturma ne seviyededir? Bu kişiye karşı (tutuklanması yönünde) gerekli adli tedbirler uygulanmış mıdır?

4-Bütün kameralar çalıştığı halde; sadece olay yerini görüntüleyen kameranın çalışmaması hangi mantıkla açıklanabilir? Bu durum şahsınıza da inandırıcı gelmekte midir?

5-Türkiye’de buna benzer olayların birçok defa yaşandığı ve emniyet güçlerinin koruma refleksiyle hareket ederek böyle bir yola başvurduğu bilinmekteyken; olay yerinde inceleme yapan emniyet mensuplarının da soruşturmaya tabi tutulması (ve kavuşturma kapsamına alınması) düşünülmekte midir?

6-Olayın tanığı diğer altı çocuğun ifadeleri ne yöndedir? Bu ifadeler esnasında avukat bulundurulmuş mudur?

7-Diğer altı mülteci çocuğun geri gönderme işlemleri ne seviyededir? Sınır dışı edilme işlemlerinin hızlandırıldığı iddiaları doğru mudur? Bu olay tam manasıyla açığa çıkarılıncaya kadar, çocukların Türkiye’de kalmalarının sağlanması mümkün müdür?

8-Çocukların, olay aydınlatılmadan ve ilgili dosya sonuçlandırılmadan sınır dışı edilmelerinin olası sonuçları nelerdir? Sırf bu yüzden ‘‘dosyanın kapatılması ya da açılacak bir davanın düşmesi’’ durumunun yaşanması ihtimal dahilinde midir?

9-Olaya tanık olan başka kişi ya da kişiler var mıdır? Varsa; bu kişilerin ifadeleri ne yöndedir?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir