BMMYK neden Afgan sığınmacıların başvurularını kabul etmiyor?

0ozelhaberBirleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye ofisi Afgan sığınmacıların başvurularını Mayıs 2013, tarihinden bu yana kabul etmemektedir. Afgan sığınmacılar, BMMYK tarafından yürütülen mülteci statüsü belirleme prosedürüne tabii tutulmamakta ve istisnai durumlar haricinde üçüncü ülkeye yerleştirilmemektedir.

 

Bu durum Türkiyedeki Afgan sığınmacı sayısının gün be güne artmasına sebep olurken; Afgan sığınmacıları da bir çok sorunla karşı karşıya bırakmaktadır. BMMYK’nın tutumuna tepki gösteren Afgan sığınmacıların 53 gün BMMYK Ankara Ofisi önünde süren eylemleri istenen sonucu vermedi. Peki, BMMYK Türkiye Ofisi neden Afgan sığınmacıların başvurularını kabul etmiyor? BMMYK’nın bu tutumunu yıllarca sığınma alanında çalışan deneyimli kişilere sorduk.  

Taner KILIÇ (Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi başkanı)

“BMMYK Türkiye Ofisi yönetiminin önceki durdurma kararını kaldırmayı düşündüklerini duydum”

0tkilicBenim şimdi durduğum yerden gördüğüm; BMMYK’nın uzun süre Afganların çoğu için uygun gördüğü “extandatemandate” statüsünü Türkiye’nin yeni kanun kapsamında YUKK m. 63’de düzenlenen “ikincil koruma” kapsamında değerlendireceğine dair tahmini, beklentisi, ön kabulü, zannı (adını artık nasıl koymak gerekirse) idi. Hatta sırf bu nedenle başta çalışma hakkı olmak üzere “şartlı mülteciden” daha çok sosyal hak sunan “ikincil koruma” statüsü gerekçesiyle BMMYK durdurma kararını çokça savundu, dışarıya karşı “Türkiye’de Afganların durumu artık çok daha iyi” mesajı verdi (hatta sanırım Cenevre’deki kendi merkezlerine de).

“BMMYK Türkiye Ofisinin beklentisinin tamamen yanlış bir dayanağı var”

Halbuki, bu sadece BMMYK Türkiye Ofisinin beklentisi ve zannı idi. Türkiye makamlarından hiçbir kurum aslında bu konuda BMMYK’ya söz veya taahhüt vermiş değil. Ben bunu BMMYK ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) görüşmelerimde sorduğum sorularla net olarak anladım. Meselenin bu teknik boyutuna bence çok az insan vakıf ve bence meselenin püf noktası burası. Şimdi BMMYK Türkiye Ofisininbu beklenti ve zannının tamamen yanlış bir dayanağı olduğu ortaya çıktı. Tam olarak istatistikleri açıklanmadığı için bilemiyoruz ancak Afganlarda GİGM kabul oranı çok ama çok düşük (BMMYK’nınmülteci statü belirleme (RSD)prosedürlerinden geçmiş olanlardan çıkan olumlu karar yüzdesinden çok çok düşük). İkincil koruma statüsünün esamesi bile dile getirilmedi (bu ayrıcalıklı ve avantajlı statü Afganlar dışında da kimseye yararlandırılmıyor görebildiğim kadarıyla. Şimdiye kadar sadece bir kişiye bu statünün tanındığını duydum). Bu gelişmeleri gören ve değerlendiren BMMYK Türkiye Ofisi yönetiminin önceki durdurma kararını kaldırmayı düşündüklerini duydum geçenlerde. Mantık, insaf ve mülteci hukuku da bunu gerektiriyor.

(Taner KILIÇ’ın Afgan mültecilerle ilgili yazısı için tıklayın: Türkiye’deki Afgan mülteciler )

Salih EFE (Avukat, İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi)

1sefeAfgan mültecilerin konumu Suriyeli veya en son Irak’tan Şengal’den gelen mültecilerden farklı. Afgan mülteciler, uluslararası koruma altında yani geçici koruma değil de uluslararası koruma altında ve bireysel başvuru yapabilecek şekilde buraya geliyorlar. Ve şimdiye kadar Türkiye’deki statüleri de böyleydi. Yani geçici sığınmacı olarak yada yeni yasaya göre şartlı mülteci olarak başvurma hakları vardı. Fakat 2 yıldan fazla bir süredir bu hak onlara verilmemeye başlandı ve statüleri donduruldu. Yani hem BMMYK’nın görüşme yapma durumu donduruldu, görüşmeler yapılmıyor sadece kayıtları alınıp ilgili uydu kentlere gönderiliyorlar. Sadece bu yapılıyor. Hem BMMYK görüşmeleri dondurdu hem de yeniden yerleştirme prosedürleri donduruldu. Tabi bu görünüşte BM’nin verdiği bir karardır. Ama aslında bu sadece BM’nin karar verebileceği bir durum değildir. Burada mutlaka Türkiye Cumhuriyeti devletinin de bir rolü vardır. Mutlaka bunda BMMYK’nınkarar mekanizmasında yer alan diğer ülkelerin de karar sürecinde rolü vardır. Çünkü Türkiye üzerinden gelen Afgan mültecileri şuanda hiçbir ülke almıyor. Kanada almıyor, Amerika almıyor, Avusturalya almıyor, AB almıyor. Onlar almıyorsa onların da karar sürecinde rolleri var. Yani buna sadece BMMYK ve Türkiye karar vermiş olamaz. Onlar Türkiye’deki Afgan mültecileri kabul etmiyor ama başka ülkelerden Afgan mültecileri alıyorlar. Aldığımız bilgiye göre Türkiye’den aldıkları Afgan mültecilerin sayısı yılda 200-300 kişiyi geçmiyor. Bu da çok çok az bir rakam.

“Çok aktörlü bir karar süreci var”

Yılda 8 bin İranlı alınabiliyorken Afganlardan aile birleşimi, zorunlu durumlar, hastalık durumu gibi özel durumlardan yılda 200-300 kişi alınıyor. Afgan mülteciler günlerce bu durumu protesto ettiler. Yine de bir çözüm bulunamadı. Bunun sebebi şu; devlet şundan korkuyor İran’da şuan minimum 2 milyon Afgan vardır. Afganistan’da süren bir iç savaş var. İran’daki Afgan mültecilerin yüzde onu Türkiye’ye gelse yılda 200 bin kişi yapar. Afganistan’dan 100 bin kişi gelse bu durumda 300 bin kişi yapar. Yani Türkiye’de yeniden yerleştirmenin yapılması bu süreci doğuracaktır. Dolayısıyla büyük bir mülteci akını olacaktır. Biz sivil toplum alanında aktif olan insan hakları savunucularına, insan hakları derneklerine göre burada çok aktörlü bir karar süreci var. Bütün saydığım aktörler bu kararı aldılar ve Afgan mülteciler yerleştirilmeleri donduruldu.

Cavidan SOYKAN ( AnkaraÜniversitesi SBF İnsan Hakları Merkezi öğretim elemanı, Göçmen Dayanışma Ağı Ankara aktivisti ve Mülteci-Der üyesi)

“Afganistan’dan gelenlerin koruma ihtiyacı devam ediyor”

1cvdnTürkiye’deki Afgan mültecilerle ilgili durum uluslararası politikaların bir sonucu. Yeni bir genelgeyle artık Irak’tan gelenlere insani koruma sağlanacak. Iraktakilerin korumaya ihtiyacı olduğu gibi Afgan sığınmacıların da korumaya ihtiyacı var. Afganistan’dan gelenlerin koruma ihtiyacı devam ediyor. Afganistan’ın bütün bölgelerinin güvenli olduğunu söyleyemeyiz.Ama mevcut durumu Afganistan’dan gelebilecek bir sığınmacı akınının önüne geçmek için uluslararası politikaların, ülkelerin zorlaması ile BMMYK’nın aldığı bir kararın sonucu olduğunu düşünüyorum.

“Afgan mültecilerin durumuyla Suriye krizi arasında bir bağlantı var”

Zaten şuan bir Suriye krizi var. Afganlar hareket etmeye devam ediyorlar.Afganların statü belirleme işlemlerinin durdurulması Suriye krizi sonrasına denk geliyor. Afganları durdurmalıyız diye düşünülüyor. Bence Suriye kriziyle Afgan mültecilerin durumu arasında bir bağlantı var. Suriye krizinin ne kadar uzun süreceğini ve ne büyüklükte bir kitlesel akına yol açacağının gayet farkındalardı. VeAfganları durduralım onlar oldukları yerde kalsınlar gönüllü ger dönüş için birtakım ülkelere telkinlerde bulunalım ve yahut oldukları yerde kalsınlar yada Afganistan’a gönderelim gibi bir politika izleniyor. Bence bunun Suriye kriziyle çok yakın bir alakası var. Çünkü zaten Suriye krizi ikinci dünya savaşından bu yana yaşanan en büyük mülteci krizi. BMMYK’nın ikisiyle baş edemeyeceği düşünüldüğü için böyle bir karar alındığını düşünüyorum.

Mahmut KAÇAN (Avukat, BMMYK eski çalışanı)

“İran’da Afgan mültecilere yönelik sistematik insan hakları ihlalleri var”

0mkacanBMMYK’nin bu kararı alırken bu kararı almasındaki etkenleri ve kararın uygulanması halinde doğacak muhtemel sonuçları hakkında yeterince veri toplamadan hareket ettiği çok açık. İran’dan gelen Afgan sığınmacı ve mültecilerin profiline baktığımızda bu kişilerin uzun yıllardır İran’da hiçbir kayıt prosedürüne tabi olmadan dolaysıyla ulusal ya da uluslararası koruma imkanlarından yararlanmadan çok güç koşullarda yaşadıklarını söylemek mümkün. Ancak BMMYK Afganların İran’da yeterince korunma imkanından faydalanabildiğini ve dolaysıyla kalıcı çözümlerden biri olan 3.bir ülkeye yerleştirme seçeneğinin pekiala bu kişiler için İran’da uygulandığını iddia etmektedir. Oysa güvenilir İnsan Hakları kuruluşlarının yayınladığı yıllık ve tematik raporlarında bu durumun hiçte öyle olmadığı anlaşılmaktadır ve özellikle İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) konuyla ilgili yayınladığı son raporlarında İran Devletinin Afgan mültecilere yönelik sistematik ve yaygın sınır dışı etme operasyonları yaptığı, kayıtlı mültecilerin oturma izinlerini uzatmadığını ve Afganistan’dan yeni gelen sığınmacıların kesinlikle kayıt edilmediğini belirtmektedir.

“BMMYK Afgan mültecilere yönelik uluslararası koruma yükümlülüklerini Türkiye sınırları içinde unutmuşa benziyor”

Afganların İran’da yüzleştikleri hukuki, sosyal ve ekonomik zorluklar ve üstelik 2014 yılında başta Amerika olmak üzere birçok devletin NATO şemsiyesi altındaki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücünden ayrılarak Afganistan’ı terk etmelerinin ardından doğan haklı genel güvenlik kaygıları ortadayken halen İran’dan çok sayıda Afgan geliyor denilerek Afgan mültecileri Türkiye’de belirsiz bir yaşama mahkum etmek kabul edilemez.

BMMYK Afgan sığınmacı ve mültecilere yönelik uluslararası yükümlülüklerini en azından Türkiye sınırları içinde unutmuşa benzemektedir.

(Mahmut KAÇAN’ın Afgan mültecilerle ilgili yazısı için tıklayın: Türkiye’deki Afgan mültecilerin durumu)

Haber: Senar ATAMAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir