UAÖ: Yunanistan göçmenlere suçlu muamelesi yapmayı bırakmalı

490-343Uluslararası Af Örgütü’nün son raporuna göre Yunanistan yetkilileri; kayıtdışı göçmenleri, sığınma arayan kişileri ve çocuk göçmenleri tutuklama prosedürünü acilen gözden geçirmeli. UAÖ’den Duckworth, göç edenleri gözaltına almanın, göçün kontrol edilmesini sağlayamayacağını söyledi.

Uluslararası Af Örgütü’nün (UAÖ) raporuna göre, Yunanistan’daki kayıtdışı göçmenler ve sığınma talebinde bulunan kişiler sürekli olarak, haklarından ve tıbbi yardımdan yoksun bir şekilde gözaltına alınıyor, sınır bölgelerindeki merkezlerde uzun süreler boyunca alıkoyuluyor.

Örgütün Avrupa ve Orta Asya Programı Müdürü Nicola Duckworth, açıklamasında, sığınma arayan kimselerin ve kayıtdışı göçmenlerin suçlu olmadıklarını, fakat Yunanistan yetkililerinin onlara aksi şekilde davrandığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladı. Göçmenlerin hiçbir önlem alınmadan tutuklandıklarının altını çizen Duckworth, sığınma arayışında olan kimselerin ve göçmenlerin tutuklanma kararının her zaman “en son çare” olarak uygulanması gerektiğini belirtti.

Yunanistan yasalarına göre ülkeye kayıtdışı giriş ve çıkış, suç olarak tanımlanıyor. Ayrıca özgürlüğünde alıkonan sığınmacıların ve göçmenlerin sınırdışı edilmelerinden önceki gözaltı süreleri altı aya kadar uzayabiliyor.

Her yıl on binlerce kayıtdışı göçmen ve sığınma arayan kişi Yunanistan’a geliyor. Ülkelerindeki savaş ortamından kaçan ve Türkiye-Yunanistan kara ve deniz sınırlarından ülkeye giren göçmenlerin büyük bir kısmını Afgan, Somalili, Filistinli, Iraklı ve Eritreliler oluşturuyor.

Duckworth’ün belirttiğine göre, tehlikeli bir yolculuğun ardından göçmenler, bir avukat, bir tercüman ya da bir sosyal hizmet uzmanın yardımından yoksun bir durumda gözaltına alınıyorlar. Sonuç olarak uluslararası yardıma muhtaç birçok insan sorunları doğru bir şekilde anlaşılamadan ya ihtiyaçları duydukları destekten yoksun bir şekilde ülke içinde tutuluyor ya da köken ülkelerine geri gönderiliyorlar.

Kayıtdışı göçmenlere ve sığınma talebinde bulunan kimselere, ne kadar süre boyunca gözaltında kalacakları veya gelecekte neyle karışılacakları hakkında hiçbir bilgi verilmiyor. Kalabalık gözaltı merkezlerinde, aralarında reşit olmayan göçmenlerin de bulunduğu kişiler, temizlik ve tedavi ürünlerinden kısıtlı bir şekilde faydalanıyorlar.

Yunanistan’da, 2009’da sığınma talebinde bulunan 30 bin kişiden sadece 36’sı mülteci statüsünde, 128’iyse ikincil yardım statüsünde korunma altına alınmıştı.

Ziyaret edilen gözaltı merkezlerinden çoğunun koşullarının yetersiz olduğunu açıklayan UAÖ temsilcileri, göçmenlerin ziyaret sırasında sınır muhafızları ve polisler tarafından kötü muamele gördüklerini belirttiklerinin altını çizdi.

Gereğinden uzun süren ve kötü koşullar altındaki gözaltıların ardından, Yunanistan’ın kuzeydoğusundaki Venna’da, kayıtdışı göçmenler şubatta bir protesto eylemi düzenlemiş, nisandaysa Simas adasında bulunan kayıtdışı göçmenler, gereğinden uzun gözaltı sürelerini protesto amacıyla açlık grevi düzenlemişlerdi.

Duckworth, göç edenleri gözaltına almanın, göçün kontrol edilmesini sağlayamayacağını belirtti ve her bireye özel bir uygulamanın gerekliliğinin altını çizdi.

Rapora göre, Yunanistan yetkililerinin, kayıtdışı göçmenleri yerleştirmek üzere kurmayı planladığı merkezler, alternatif açık ve yarı açık merkezleri de içermeli; bu merkezlerde göçmenlerin yasal haklarını koruyacak görevliler, tercümanlar ve tıbbi yardım yetkilileri bulunmalı.

Kaynak: www.bianet.org

* Bu haberi Avi Mizrahi derledi ve Türkçeleştirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir