Bilinmeyen Yön Türkiye’de ilerleyen Afganlar Raporu Yayımlandı

Afganistan, 1975 yılından beri ülke içerisinde ve başka ülkere yaşanan yoğun göç hareketine sahne olma özelliğiyle dikkat çekiyor. 2019 yılı sonu itibariyle ülke içerisinde  2.6 milyon kişinin göç etmek zorunda kalması ve 2.7 milyon kişinin ise başka ülkelere sığınarak mülteci statüsü alması gerçekleşen göç hareketinin büyüklüğünü gösterir mahiyettedir. Başta komşu ülkeler İran ve Pakistan olmak üzere birçok ülke Afganistanlıların göç hareketine ve yaşam mücadelesine tanıklık ediyor.

Sınır komşusu olmamasına karşın, Afganistanlıların başka ülkere gitmek ve/veya yaşamak için Türkiye’ye gelmesi Türkiye’deki Afgan nüfusun artmasına sebep olurken onlarla ilgili durumu belirsizleştiriyor. 

Birleşmiş Millet Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) Türkiye’ye sığınan Afganların sığınma başvurularını ve üçüncü ülkeye yerleştirme işlemlerini 2013 yılında askıya alması ve Afgan sığınmacıların bu karara karşın uzun süren mücadelelerinin (2014 yılında BMMYK Ankara Ofisi önünde 53 gün süren eylemi ve çeşitli yollarla dile getirdikleri taleplerinin) karşılık bulmaması Türkiye’deki Afganların geleceği konusundaki belirsizliği iyice artırdı.  

2015 yılında başta Almanya olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerine yasal olmayan yollarla gerçekleşen büyük göç hareketinde Suriyelilerden sonra ikinci büyük grubu Afganistanlılar oluşturdu. 

27 Şubat tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin İdlib’te saldırıya uğramasından sonra yetkililer tarafından sınırlardan geçişlerin engellenmeyeceğinin dillendirilmesi üzerine Pazarkule sınır kapısında toplanan en büyük grubun Afganistanlılar olduğuna tanıklık ettik.

Afgan sığınmacılarla ilgili uluslararası koruma mekanizmasının etkin bir şekilde çalışmamasından kaynaklı Afganların yaşadıkları sorunlar çeşitlenmekte ve ülkelerin  çeşitli uygulamalara başvurmasını beraberinde getirmektedir.

Afgan mülteci ve göçmenlerin durumunun iyice belirsiz olduğu bu süreçte Türkiye’deki Afganların durumlarını ele alan önemli bir araştırma gerçekleştirildi. 

Türkiye’ye gelen Afganistanlıların göç deneyimlerinin anlaşılmasını desteklemek amacıyla Mixed Migration Centre (MMC) desteğiyle Sema Buz, Fulya Memişoğlu, Hande Dönmez ve Simon Verdujin öncülüğünde hazırlanan “Bilinmeyen Yön: Türkiye’de İlerleyen Afganlar” başlıklı araştırma birçok konuda önemli bilgiler ve veriler sunuyor.

6 ilde kapsamlı araştırma

Van, Erzurum, Adana, Konya, İzmir ve İstanbul’da toplamda 27 derinlemesine görüşme, 341 anket, 69 kişiyle 9 odak grup görüşmesi ve alanda çalışan 28 kişiyle yapılan görüşmeleri içeren araştırma, Kasım 2019-Ocak 2020 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Araştırma kapsamında ulaşılan Afganistanlıların yüzde 66’sının erkek ve yüzde 65’inin 18-30 yaş aralığında olduğu, yüzde 72’sinin Afganistan’dan yüzde 25’inin İran’dan Türkiye’ye geldiği belirtiliyor.

Neden Afganistan’dan kaçıyorlar?

Afganistan’dan kaçan insanların önemli oranda geliş sebebini şiddet ve ekonomik nedenler olarak belirttiği raporda, daha önce yapılan araştırmalarda da belirtildiği gibi Afganların karışık göç hareketinin genellikle güvenlik kaygıları, işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde karşılaşılan zorluklarla şekillendiği ifade ediliyor.

Afganistan’dan kendi başına yada ailesiyle ayrılan kadınların çoğunlukla aile içi şiddet, cinsel istismar, sözel ve fiziksel tehditler, zorla evlendirilme öyküsü olduğu ve bunların çoğunlukla kendilerinden büyük aile üyeleri ve akrabalar tarafından gerçekleştirildiğini ifade ettikleri belirtilmektedir.

Türkiye’ye gelme nedenleri

Afganistanlılar, Türkiye’ye gelme nedenlerini çoğunlukla aile birleşimi, daha kolay veya hızlı sığınmaya erişim, ekonomik fırsatlar, en güvenli seçenek ve genel olarak daha iyi yaşam standartlarından kaynaklı olduğunu belirtmektedir.

Hareket halinde ama hedef bilinmiyor

Katılımcıların yüzde 48’inin göç yolculuklarının sonuna gelmediğini belirttiği araştırmada gitmek istedikleri yerler sırasıyla (%19) Avrupa ülkeleri, (%18) Kanada ve (%11) Amerika olarak belirtildi. Buna karşın katılımcıların yüzde 30 ‘ünün Türkiye’ye ulaşarak hedeflediği yolculuğun sonuna geldiğini belirttiği dikkat çekti. Bu çerçevede raporda Avrupa’nın ulaşılmaya çalışılan ana merkez olmadığı tespitine yer veriliyor.

Araştırmaya katılan kişilerin 12 ay içerisinde planladıkları bir yolculuk olup olmadığı sorusuna yüzde 51 oranında Türkiye içerisinde ve yüzde 17 oranında başka bir ülkeye göç etme cevabı verdiği dikkat çekiyor.

Türkiye’de karşılaşılan koruma, sağlık, eğitim, iş, barınma, hizmetlere erişim sorunlarının, uluslararası göç hareketinde kaçakçıların rolünün, uluslararası topluma, Türkiye’ye, yerel ve uluslararası STÖ’lere yönelik önerilerin de yer aldığı rapora (İngilizce) aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Not: Bilinmeyen Yön Türkiye’de ilerleyen Afganlar Raporu’yla ilgili Zoom uygulaması üzerinden 14 Temmuz’da İngilizce ve 16 Temmuz’da Türkçe sunum gerçekleştirecek.

Read Previous

Hayata Destek Derneğinden Online Mülteci Sempozyumu