İranlı bir sığınmacı ile röportaj: “Biz kendimizi anlatmak; suçlu değiliz demek istiyoruz: Dil bilmiyoruz, korkuyoruz”

Zorlu bir süreç olan sığınma hakkında en az söz sahibi olan kişiler sığınmacılardır. Alanda çalışan akademisyenler, sivil toplum örgütleri, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği vs. çeşitli vesileyle bu konuyla ilgili fikirlerini beyan etmektedir. Sığınmacıların söz sahibi olmamalarından ötürü söylenen birçok şeyin eksik kaldığını söylemek haksızlık olmayacaktır. Sığınma sürecinin zorluklarını öğrenmek ve mevcut uygulamaların olumsuz yönlerini görebilmek için sığınmacıların söz sahibi olmaları ve dinlenmeleri önemlidir. Web sayfamızın önemli amaçlarından biri mültecilere, sığınmacılara ifade imkanı tanımaktır. Bu vesileyle web sayfamızda ilk olarak bir sığınmacıyla yapılan röportaja yer verilmektedir. Aşağıdaki röportaj 1.5 sene önce Türkiye’ye İran’dan gelen bir sığınmacıyla yapılmıştır.

Sizi Türkiye’ye gelmeye zorlayan sebepler hakkında biraz bilgi verebilir misiniz

Kocam siyasetle ilgilendiği için İran miti bizi ve ailedeki diğer kişileri tehdit etti.

Can güvenliğimiz tehlikeye girdi. Geldik

Türkiye’ye gelmek zor oldu mu? Türkiye’ye gelirken ne tür sorunlar yaşadınız?

Zor olmadı pasaportla girdik.

Türkiye’ye ilk geldiğinizde ne tür sorunlarla karşılaştınız?

Biz trenle Ankara’ya geldik. İsmi bilinen bir otele yerleştik. Birleşmiş Milletler (BM) binasının yerini sormak istedik ama korktuk dışarıya çıkamadık. BM binasının yerini sormaya cesaret ettiğimizde çarşamba günü idi ve öğrendik ki görüşmeler salı günleri yapılıyormuş. Hiç dışarıya çıkmadan salı gününü bekledik .Otelde 15 gün kaldık.Yanımızda getirdiğimiz paranın çoğunu otele verdik. BM kapısında tanıştığımız bir İranlı sığınmacı bize başka ucuz otel söyledi, kaldıkları şehir için iyi dedi. Bize kimse şehirler hakkında bilgi vermedi. Biz bu şehri hiçbir şey bilmeden seçtik.

Türkiye’deki insanların size karşı tutumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim BM yada Amerika’dan para aldığımızı sanıyorlar ve aylık kaç dolar alıyorsun diye soruyorlar. Bizimle önce hep para konuşuyorlar. Para almıyoruz dediğimizde inanmıyorlar. Evleri pahalıya veriyorlar. Okulda, hastanede yardım etmiyorlar. Tercüman yada dilimizi bilen rehber olmadığı için nereye gideceğimizi ve kimden yardım isteyeceğimizi bilmiyoruz.

Türkiye’de insanların size nasıl davranmasını isterdiniz?

Onlar gibi insan olduğumuzu bilerek davranmalarını isterdim. Okulda öğretmenlerin çocuklarımızla daha fazla ilgilenmesini isterdim. Öğretmenlerin bizim çocuklarımızı da öteki çocuklar gibi kabul etmesini isterdim. Türk çocuklarının bizim çocuklarımızla arkadaş olmasını ve öğretmenlerin çocuklarımıza yardım etmesini isterdim.

Türkiye’de hoşunuza giden ve sizi rahatsız eden neler oldu?

Hoşuma giden bir şey yok. Hoşuma gitmeyen; polise her gün imza için gitmek, çalışamamak, dilimizi bilen, güveneceğimiz bir tercümanın olmaması, yardım ediyoruz diyenlerin bizi kandırmaya çalışması…

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine (BMMYK) ilk gittiğinizde neler hissettiniz? BMMYK çalışanlarının size karşı tutumları nasıldı?

Kapıda 8 saat bekledik sonra bizi içeriye aldılar. Bir kaç saat de içeride bekledik. Bir çay bile ikram etmediler.En güvenli yere gittiğimi zannederek içeriye girmiştim. Ama içeride çok korktum. Bize bir form verdiler, “gelme nedeninizin son halini 3 satır yazın” dedi tercüman. Bizde öyle yaptık. Görüşmeye girince de “bu ne 3 satırdan ne anlaşılacak” dediler. Oysa bize formu veren kişi çabuk olun, fazla yazmayın diye bağırıyordu. Biz korktuk kısa yazdık ama içeride ifade alırken “niye bu kadar kısa yazdınız?” dediler. Biz ne yapacağımızı bilemedik

BMMYK’nın size nasıl davranmasını isterdiniz?

İçeriye güvenle gireyim, onlarla rahat konuşayım, bize bağırılmasın, bizim onlar gibi insan olduğumuzu bilsinler isterdim. Biz zaten korku içindeyiz bizi rahatlatacak şekilde davransınlar. Bizi kabullenici davransınlar.

BMMYK’da kendinizi rahat ifade edebildiniz mi?

Birinci görüşmede kendimi rahat ifade edemedim. İkinci görüşmede avukat “acelem var, siz bir şey demeyin, yalnız sorduklarıma cevap verin” dedi. Zaman az geldi . Sabah 07 de BMMYK’nın kapısına geldim. Beni akşam saat 17.00 de görüşmeye aldılar ve yine acelem var dediler.

BMMYK’nın sizinle ve sorunlarınızla yeteri kadar ilgilendiğini düşünüyor musunuz?

Hayır. Mesela 6 ay öldük mü sağ mıyız bize sormuyorlar.

BMMYK’nın nasıl olmasını isterdiniz?

Sınırdan girince BM bize broşür versin. Bize her şeyi anlatsın. Biz kendimizi bilerek davranalım. Dosyalarımız daha kısa sürede okunsun, BMMYK parası olmayanları ve hasta olanları bilsin ve yardım etsin. Bize sahip çıksın, bizi unutmasın, her yerde ( şehirde ) emniyette güvenebileceğimiz tercüman olsun.

Emniyete ilk gittiğinizde neler hissettiniz ve emniyet çalışanlarının size yaklaşımını nasıldı?

Orada korkmadım .Bize iyi davrandılar. Fotoğraf ve parmak izi alınınca kendimi suçlu gibi zannettim. Ama iyiydiler

Sağlık, eğitim, barınma yardımı alabiliyor musunuz? Bu hizmetlerden faydalanırken ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?

Çocuklarımızı okula alıyorlar ama misafir gibi davranıyorlar. 2-3 yıl misafirlik olur mu? Yanımızda getirdiğimiz paralar çok uzun kalınca bitiyor, sonra aç kalsak bile yardım olmuyor. BM yardım yapmıyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bazen kömür veriyor. İlaç ve hastane parasını kimse vermiyor. Hastaneye gitsek bile ilaç pahalı alamıyoruz. Gözlük alamıyoruz, diş yaptıramıyoruz. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı hiçbir şeyin parasını ödemiyor.

Türkiye’de sorunlarınızla ilgilenen sivil toplum örgütü oldu mu?

Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD) hukuki konuda yardım etti. Bize güven verdiler. Yalnız değiliz dedik. Bizi düşünen birileri var dedik.

Hiç psikiyatrik destek adlınız mı?

Evet

Sizce mülteciler en çok neye ihtiyaç duyuyorlar?

BM bize sahip çıksın. Bir problem olduğunda bizi arasın, yanımızda olsun. Biz nerelere gideceğimizi, kimin bize yardım edeceğini bilmiyoruz. BM bunları bize sağlasın. Biz insanız unutmasın.

Mültecilik denince neler hissediyorsunuz? Sizce mültecilik nedir?

Perişanlık, gurbet, kimsesiz insanlar, sessiz psikolojisi bozuk insanlar, çocuklarından utanan anne-babalar, geleceği belli olmayan yada kötü olan insanlar, hasta insanlar ,ilaç alamayan insanlar.

Türkiye’nin mültecilere, sığınmacılara yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türkiye mültecilere, sığınmacılara hoşgörülü davranan bir ülke mi?

Hayır. Bize suçlu gibi davranıyorlar. Her gün emniyete imza için gidiyoruz. Biz kendimizi anlatmak; suçlu değiliz demek istiyoruz. Dil bilmiyoruz, korkuyoruz.

Başka bir ülkeye yerleştirilme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kabul edilince gideceğiz zannediliyor ama gene çok uzun bekleniliyor. ölmediysek gidebiliyoruz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir